visitor

  1. Search
  2. Ask me anything
  3. Submit
  4. Subscribe
  5. Archive
  6. Random
Newer
Older
  • Picasso Pera’da

    Pablo Picasso’nun Suite Vollard Gravürlerinden oluşan bir seçki Pera Müzesi’nde sergileniyor şu sıralarda. 16 Şubat’ta başlayan sergi 18 Nisan’a kadar devam edecek. Aslında sergiyi gezmemin üzerinden bir hafta geçti; ama ne yazacağımı bilemedim, nitekim hala da bilemiyorum ama deneyeceğim. Picasso’nun eserleriyle ne zaman karşılaşsam ne düşüneceğimi, ne hissedeceğimi bilemem; bu sefer de öyle oldu. Picasso’nun eserleri anlamaya çalışmak bir yana, kendimi anlamak için de çaba sarf etmem gerekir hep. O yüzden bu yazımda eserleri anlamlandırmaya çalışmaktan çok, biraz daha fiziksel detaylardan bahsedeğim.

    Pera Müzesi’nin de web sitesinde yer alan açıklamaya göre Suite Vollard gravürleri sanat tüccarı Ambroise Vollard’ın 100 parçalık siparişi üzerine oluşturulmuş. Yani bu eserlerin oluşturulmasında Vollard’ın etkisi büyük. Sergide de Vollard ve dönemin sataçıları üzerindeki etkisinden bahsedilmeden geçilmemiş. Benim Suite Vollard’dan belirgin bir biçimde aklımda kalan görüntüler mitolojik figürler, çıplak kadın ve erkekler, tecavüz sahneleri (daha doğrusu aşk savaşları), heykeller, heykeltraşlar, modeller ve erotik temsillere ait.

    Bu temaların yanı sıra kadın ve erkek matadorlar ve boğa güreşleri de Picasso’nun gravürlerine konu olmuş. Eserlerde beni en çok şaşırtan bir Antik Çağ atmosferinde resmedilen gravürlerde, sanatını icra etmiş veya halen etmekte olan heykeltraşların eserleri olarak belirgin biçimde kübizmin izlerini taşıyan heykellerin göze çarpmasıydı. Picasso bu iki farklı dönemin özelliklerini taşıyan öğeleri aynı bağlamda, başarıyla birleştirmişti. Yaratıcılığına bir kez daha hayran kaldım. 

     

    Sergiyi Cumartesi günü gezdiğim için olsa gerek, salon oldukça kalabalıktı. Hatta eserleri rahat rahat incelememi engelleyen bir kalabalık vardı. Bunun yanında ziyaretçiler eserlerle oldukça ilgiliydi. Öyle ki, kulaklıklardan alarak multi medya turundan yararlanan ziyaretçi sayısı kayda değerdi. Hatırlarsanız 2005 Kasım ve 2006 Mart arasında Sabancı Müzesi de Picasso’nun eserlerinden bir seçkiye yer vermişti. Sergiyi binlerce kişi ziyaret etmişti. Oldukça yüksek miktardaki bu ziyaretçi sayısını Sabancı Müzesi’nin yürüttüğü yoğun iletişim aktivitelerine bağlamıştım ben. Ama Pera Müzesi çok da yoğun bir pazarlama iletişimi yürütmemesine rağmen ziyaretçi sayısı azımsanmayacak düzeyde olacak tahminimce. Galiba bizler Picasso’yu seviyoruz ve onun eserlerini görmeyi önemsiyoruz.

    Sergide bir de Picasso eserlerini oluştururken kaydedilen görüntülerden oluşan bir videoya yer verilmişti. Videoda sanatçı zaman ve malzeme sıkıntısından dolayı çok kısa süre içinde eserlerini oluşturmak ve kaydetmek zorunda gibi görünüyordu. Bu kısa çizgileri sürekli farklı şekillere dönüştürüyor, sonunda ortaya çıkardığı şeylerle şaşırtıyordu.

    Suite Vollard’ı kaçırmamanızı tavsiye ederim. Öyle ya insan hayatı boyunca kaç kere Picasso’nun eserlerini birebir görme fırsatını elde eder ki. Ben sergiyi en az bir kere daha gezmeyi düşünüyorum.

    Ayrıntılı bilgi için: http://www.peramuzesi.org.tr/

    Posted on March 14, 2010

  • staff
  • guardianartanddesign
  • dilakarpat
  • currentinspiration
  • archiveofaffinities
  • aycagirgin
  • ozgesahinler
  • eceozmen
  • tulu
  • neyesek
  • alican1988
  • burakyuksel

Field Notes Theme. Designed by Manasto Jones. Powered by Tumblr.